13 Mart 2008 Perşembe

Beyrut'taydım Barış İçin...

Beyrut'taydım. Geçen sene Eylül ayında, barış için 400 km'ye yakın bisiklete bindik. Tüm dünyadan yaşları 19 ila 70 arasında değişen 300'e yakın kadın, tek bir yürek oradaydık. Bir şeyler yaptığımızı zannediyordum. İyi bir şeyler yaptığımıza inanıyordum. Hepimiz inanıyorduk buna. Aradan yaklaşık bir sene geçti. Çiçekler içinde bıraktığım Beyrut'tan çocuk ağlamaları, insan çığlıkları ve bomba sesleri yükseliyor şimdi.
Geçen sene 14 Eylül akşamı, Ortadoğu'da barış isteğimizi duyurmak üzere düzenlenen bisiklet turunda ülkemizi temsilen 11 kişi, başlangıç noktamız olan Beyrut Uluslararası Havaalanı'na -şimdi yerle bir olan- inmiştik. Büyük bir merak ve heyecan vardı hepimizde. Kitaplardan öğrendiğimiz, Ortadoğu'nun incisi dedikleri Beyrut nasıl bir yerdi? İnsanları nasıldı? Sokakları nasıldı? Kafamızda bir sürü soruyla pasaport kontrolünü geçtikten sonra şaşkın şaşkın, bakışlarımız şimdi ne olacak gibisinden etrafı tararken iri, kırmızı yanaklı bir adam aksanlı İngilizcesiyle oldukça sempatik, yanımıza yaklaştı. Adı Jawad. Lübnanlı. Barış turumuzun teknik organizasyonundan tamamen o sorumluymuş.
Jawad, havaalanından otele kadarki yarım saatlik yolculuğumuzda bıkmadan tüm sorularımızı yanıtladı. Sürekli gülen yüzü ve kendinden emin konuşması hepimizi rahatlatmış, ilk gerginliğimizi üstümüzden atmıştı. Beyrut'un ana caddelerinden biri olan Hamra Caddesi'ndeki Otel Le Marley'e yerleştiğimizden tamamen emin olunca bir sonraki gün görüşmek üzere bizden ayrıldı...
Devamı:
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=6072

Hiç yorum yok: